Bugun...


Alparslan Dost

facebook-paylas
Günde üç ila dört fincan kahve ....
Tarih: 08-12-2017 09:22:00 Güncelleme: 08-12-2017 09:27:00


Günde üç ila dört fincan kahve daha uzun yaşam beklentisiyle bağlantılıdır.

 

Günde üç veya dört fincan kahve hamilelik ve kemik kırılması riski altında olanlar dışında büyük fayda sağlamaktadır.

Tarih:22 Kasım, 2017

 

Kaynak:BMJ

 

Özet: Araştırmacılara göre kahve içmek pek çok açıdan sağlık için zararlı değil yararlıdır.  

 

Yaklaşık 200 çalışmadan elde edilen kanıtlar kahve içmemeyle karşılaştırıldığında günde üç ila dört fincan kahve içmenin erken ölüm riskinde azalmayla bağlantılı olduğunu ortaya koymuştur.

 

 © Romolo Tavani / Fotolia

 

Bugün BMJ’deki araştırmacılar kahve içmenin pek çok açıdan sağlık için zararlı değil yararlı olduğunu ifade etmektedir.

 

Araştırmacılar 200’ün üzerinde çalışma yapmış ve kahve içmeme ile karşılaştırıldığında günde üç ila dört fincan kahve içmenin düşük ölüm riskiyle ve kalp hastalığına yakalanma ihtimalindeki azalma ile bağlantılı olduğunu ortaya koymuşlardır. Kahve içmek aynı zamanda bazı kanser, karaciğer hastalığı ve demans riskinde görülen azalma ile ilişkilendirilir.

 

Bununla birlikte, araştırmacılara göre hamilelikte kahve içmenin zararları olabilir ve kadınlarda kemik kırığı riskini çok az da olsa artırabilir.

 

Söz konusu çalışmalarda büyük çoğunlukla gözlemsel veriler kullanılmıştır ve bu veriler düşük kaliteli kanıt sağladığı için sebep ve sonuç ile ilgili kesin sonuçlar çıkarılamaz ancak elde edilen bulgular son zamanlarda yapılan diğer incelemeleri ve kahve alımıyla ilgili çalışmaları desteklemektedir. Bu bağlamda, hamilelik ve kemik kırığı riskiyle karşı karşıya olan kadınlar hariç,  “kahve içmenin olağan tüketim örüntüleri kapsamında sağlıklı olduğu düşünülmektedir.” Ve kahvenin randomize (rasgele) deneylerle güvenli bir şekilde test edilmesi önerilmektedir.

 

Kahve dünya genelinde en çok tüketilen içeceklerden biridir ve sağlık anlamında faydaları olabilir.  Ancak mevcut kanıt, gözlemsel araştırmalardan elde edilmiş olup düşük niteliklidir ve faydalara ilişkin kanıtları güçlendirmek için kontrollü ve randomize deneylere ihtiyaç bulunmaktadır.

 

Kahve tüketiminin sağlık üstündeki etkilerini daha iyi anlamak için, Southampton Üniversitesi Halk Sağlığında Uzman Kayıt Memuru olan Dr Robin Poole önderliğinde bir ekip, Edinburgh Üniversitesinden destek verenlerle birlikte 201 çalışmanın yer aldığı kapsamlı bir inceleme yapmış, bu çalışmalarda gözlemsel araştırmalardan elde edilen verilen kullanılmış ve 17 çalışmada tüm ülkelerden ve ortamlardaki klinik deneylerden elde edilmiş veri kullanılmıştır.

 

Kapsamlı incelemeler daha önce yapılmış meta analizleri sentezler ve belli bir konuda üst düzey araştırma özeti sunar.

 

Kahve içmek, daima tüm sebeplerden ve kalp hastalığından ölüm riskinde azalma ile bağlantılandırılmıştır ve kahve içmeyenlerle karşılaştırıldığında günde üç fincan kahve içenlerde görece ölüm riski en düşük düzeydedir. Kahve tüketimini günde üç fincandan fazlaya çıkarmak sağlık açısından herhangi bir zararla ilişkilendirilmemekle birlikte bu oranda kahve tüketiminin faydalı etkisinin üstünde daha az durulmuştur.

 

Kahve prostat, endometriyal, deri ve karaciğer kanseri dahil olmak üzere pek çok kanser türünde de düşük risk ile ilişkilendirilmekle birlikte, tip 2 diyabet, safra taşı ve gut riskinde de azalmayla bağlantılandırılmıştır.  En büyük fayda siroz gibi karaciğer hastalıklarında görülmüştür.

 

Son olarak, kahve tüketimi ve Parkinson hastalığı, depresyon ve Alzheimer hastalığı arasında da faydalı ilişkiler bulunmaktadır.

 

Kafeinsiz kahve içmenin etkileriyle ilgili daha az kanıt olmakla birlikte bu tür kahvenin de bir dizi konuda faydaları olduğu görülmüştür.

 

Dahil olan çalışmaların çoğunda, hem sağlık sonucu hem de sigara içmek gibi kahve içimiyle ilgili olan faktörlerde düzenlemeler yapılmış olabilir. Bu, kapsamlı değildir ve çalışmadan çalışmaya değişiklik göstermiştir. Bu sebeple, yazarlar, bu faktörlerin açık bir şekilde zararlı veya yararlı olan bağlantılar üstündeki etkisini göz ardı edemez.  

 

Yazarlar, kahve içmenin “olağan tüketim örüntüleri kapsamında, hamilelik ve kemik kırılması riski taşıyan kadınlar dışında güvenli göründüğü” sonucuna varmıştır.  Ve “kilit gözlemsel bağlantıların nedensel olup olmadığını anlamak için” sağlam randomize ve kontrollü deneylere ihtiyaç vardır.  

 

Bağlantılı bir başyazıda, Johns Hopkins Halk Sağlığı Okulundan Elisea Guallar şunları ifade etmektedir: kahve alımının genel itibariyle güvenli olduğunu düşünsek de, doktorlar hastalıkları önlemek için kahve önermemelidir ve insanlar sağlık sebepleriyle kahve içmeye başlamamalıdır.

 

Bu çalışmanın gösterdiği gibi, bazı kişiler olumsuz etkiler bakımından daha yüksek riskle karşı karşıya olabilir ve vücuda yüksek düzeyde kahve alımının etkileriyle ilgili “önemli ölçüde bir belirsizlik” söz konusudur. Son olarak, kahve sıklıkla rafine şeker ve sağlıksız yağlar açısından zengin ürünlerle birlikte tüketilmektedir ve bu durum bağımsız olarak olumsuz sağlık sonuçlarına neden olmaktadır.

 

Bununla birlikte, Elisea Guallar’a göre, bu şerhlerle birlikte dahi “ölçülü düzeyde kahve tüketimi oldukça güvenli görünmekle birlikte, kahve yetişkin nüfusun çoğunluğu tarafından sağlıklı bir beslenme düzenine, bu düzenin bir parçası olarak dahil edilebilir”.

 

Hikâye Kaynağı:

 

Materyaller BMJ tarafından temin edilmiştir.  
Not: İçerik, üslup ve uzunluk açısından düzenlenebilir.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Yeni sitemizi nasıl buldunuz?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI